Çehov'un "Yeni Bulunmuş Hikâyeler" adlı kitabının
"Bir Matematikçi'nin Saçma Soruları" adlı hikâyesinde yer alan "havuz problemleri" ne devam ediyoruz. Bakalım
cevabını bulabilecek misiniz?
İngilizce'de 137.856.738 kelime vardır.
Fransızca'da ise bundan 0.7 fazla kelime vardır. İngilizlerle Fransızlar bir araya gelip dillerini birleştirdiler.
Üçüncü papağanın fiyatı nedir ve bu ülkeleri fethetmek için ne kadar zaman gerekliydi?
ŞAKA DEĞİL GERÇEK: TEMBELLİK ANAYASASI
Geçtiğimiz ay içinde iki bin kadar tembel İtalya'da toplandı.Toplantı
komedyen Gianni Fantoni'nin "Bu yapılana
toplantı demek aslında doğru değil. Tembeller toplanamaz!
Çünkü toplanabilmeleri mümkün olmadığı gibi, böyle bir arzuları da
yoktur. Acelemiz yoktur. Gelen gelir." şeklindeki açılış
konuşmasıyla başladı.
Aynı toplantının "Çağımızda Aylaklık ve Tembellik Hakkı" oturumunda
tembelliğin on kuralı belirlendi: 1) Çalışman gerekmiyor.
2) İlişme, ilk adımı başkaları atsın.
3) Çabaya gereksinim duyacak olanlar daima başkalarıdır.
4) Yarının işini mutlaka yarından sonraya bırak.
5) Yapılması gereken bir iş varsa buna soyunacak gönüllü sen olma.
6) Fazla mesai olsa olsa sporla ilgili bir kavramdır.
7) Çalışmak, başkaları için yararlı bir etkinliktir.
8) Hiçbir şey.
9) Hiç bir şey.
10) Hiç bir şey
TAVŞANIN TEZİ SAHNE 1: Tilki ormanda dolaşmaktadır. Kendince yiyecek bir şeyler aramaktadır.
Şans eseri karşısına bir tavşan çıkar. Tavşan bir şeyler yazıyordur:
"Seni yemem lazım!?" der tilki, tavşana.
"Şu anda doktora tezimin birinci bölümünü yazıyorum. Tezim bittikten sonra yersin beni!"
der tavşan. "Öyle miii!" der tilki. "Nedir teziniz birinci bölümde?" diye
sorar tavşana. Tavşan cevaplar tilkiye:
"Tavşanlar nasıl parçalarlar tilkileri"
diye. Güler, tilki, "hiç olur mu, öyle. Nerede görülmüş öyle bir şey" diyerek. "Gelin, size
göstereyim deneysel kanıtımı da, görün nerede olduğunu.." der tavşan. Tilki, yine
gülerek takip eder, çalılıkların arkasına doğru ilerleyen tavşanı. Bir süre sonra,
tavşan çalılıkların arasından çıkıp, tezini yazmaya devam eder. SAHNE 2:
Kurt her zamandan daha obur bir vaziyette kendine parçalayacak dengi
bir hayvan aramaktadır.Bir süre sonra bir şeyler yazmakta
olan tavşanla kesişir yolu. "Seni yemem lazım!" der kurt, tavşana.
"Şu anda doktora tezimin ikinci
bölümünü yazıyorum. Tezim bittikten sonra yersin beni!"
der tavşan. "Öyle miii!" der kurt. "Nedir teziniz ikinci bölümde?" diye
sorar tavşana. Tavşan cevaplar kurda: "Tavşanlar nasıl parçalarlar kurtları"
diye. Kahkalarla güler kurt, "hiç olur mu, öyle. Nerede görülmüş öyle bir şey" diyerek. "Gelin, size
göstereyim deneysel kanıtımı da, görün nerede olduğunu" der tavşan. Tavşan önde, kurt arkada
çalılıkların arkasına giderler. Bir süre sonra, tavşan şaşırtıcı bir biçimde çalılıkların
arkasından çıkar. SAHNE 3:
Bir mağara. Masal bu ya. Bir tarafta yazıcı tavşanın tezinin çıktılarını
veriyor. Kuytu tarafta besili bir aslan, yanında koca bir kemik yığını, tilkiden ve kurttan kalan.
ÇIKAN SONUÇ:
"Tezinizin ne olduğu hiç önemli değildir, önemli olan tez danışmanınızın kim olduğudur."