YAVRU DEVENİN SORULARI
Yavru deve, uzun süredir kafasını kurcalayan soruları birbiri ardı sıra anne deveye sormaya başladı:
"- Bizim neden üç tırnaklı ayaklarımız var, anne?"
Anne deve yavru devenin sorusunu “- Çölde yürürken ayaklarımız daha geniş bir alana bassınlar ve böylelikle
kuma gömülmesinler diye" şeklinde cevapladı.
Yavru deve devamında annesine “-Peki bizim kirpiklerimiz neden çok uzun?”
diye sordu. Annesi, meraklı yavrusunun sorusunu “Çölde kum fırtınaları olduğunda gözlerimize kum taneleri kaçmasın diye”
cevapladı. Bu soruları ve cevapları yeterli bulmayan merak içindeki yavru deve “Bizim sırtımızda neden hörgüçler vardır anne?”
diye bir soru daha sordu anne deveye. Yavrusunun tüm sorularını aynı sabırla cevaplamaya çalışan anne deve:
“- Çölde geçireceğimiz uzun günler için hörgüçlerimize su depolar ve bu uzun yolculuklarımız sırasında
bu sudan yararlanırız” cevabıyla yavrunun merakını gidermeye çalıştı. Yavru deve annesinin yanıtlarını büyük bir
dikkatle dinledikten sonra, cevaplaması en zor soruyu sordu annesine: “Peki, bu kadar özelliğimizle bizim bu hayvanat
bahçesinde ne işimiz var?...”
NEREYE VURACAĞINI BİLME BEDELİ
Bir fabrikada imalat hattındaki çok önemli olan ana makinalardan
biri arızalanınca fabrikadaki tüm üretim de durur. Mevcut
teknisyenler makineyi çalıştırmak için çok uğraşırlar, ancak ne
yaparlarsa bir türlü başaramazlar. Sonunda dışarıdan makinanın
servisine danışmak zorunda kalırlar.
Makinenin servisinden bir uzman
gelir, makineyi inceler ve sonra çantasından bir çekiç çıkarır. Makinenin belli bir noktasına elindeki
çekiçle dikkatlice sert bir
vuruş yapar. Makine hemen çalışmaya başlar ve sanki hiçbir arıza olmamış
gibi çalışmaya devam eder. Fabrika tekrar harekete geçer.
İki gün sonra uzmanın faturası gelir: "Hizmet bedeli karşılığı
1.000 USD (bin amerikan doları)" Bir çekiç darbesi için bin doları
çok bulan fabrika müdürünün tepesi artar ve uzmandan ayrıntılı
bir fatura göndermesini ister. Bir gün sonra uzmandan aşağıdaki detayları
içeren ayrıntılı fatura gelir:
Makineye cekiçle vurma bedeli..... 1 $
Nereye vuracağını bilme bedeli.. 999 $
Toplam........................ 1.000 $
Çehov'un "Yeni Bulunmuş Hikâyeler" adlı kitabının
"Bir Matematikçi'nin Saçma Soruları" adlı hikâyesinde yer alan "havuz problemleri" kaldığı yerden devam ediyor:
Beni kovalayan 30 köpeğin 7 tanesi beyaz, 8 tanesi boz,
geri kalanı siyahtı. Bacaklarımdan hangisi ısırıldı, sağ mı yoksa sol mu?
PAZARLAMA KÜLTÜRÜ
Meşhur bir içeceğin pazarlama temsilcilerinden biri, Ortadoğu bölgesinden
hayal kırıklığı ile döner ve şirket çalışanlarına niye başarılı olamadığına dair bir sunum verir:
"- Beni Ortadoğu'ya ilk gönderdiklerinde iki önemli sorun vardı. Arapça
bilmiyordum ve halkta da okuma-yazma oranı da düşük düzeydeydi. Bende vermek istediğim mesajı
yan yana üç resim halinde düzenledim.
Birinci resimde bir adam... Çölde kumların
üzerinde sürünüyor, susuzluktan kavrulmuş, ölmek üzere. İkinci resimde aynı
adam kumların arasında bulduğu içeceğimizi içiyor. Son resimde de adam dipdiri,
ayakta, canlı ve neşeli..." Dinleyen arkadaşlarından "-Eee, harika bir fikir. Anlamadılar mı?"
şeklinde bir uğultu gelir. "Anladılar anladılar ama esas sorun da zaten bu. Orada yazılar sağdan sola okunurmuş
meğer!.."