Dünya üzerindeki mevcut olan inanılmaz
dengeler yüzünden, hayatımızın bir pamuk ipliğine bağlı olduğu inkâr edilemez bir gerçektir. Bugün insanlık olarak tanık
olduğumuz, baş döndüren bir hızda gelişen teknoloji, aynı nisbette bir başı bozukluğu ve ekolojik zararı da beraberinde
getirmektedir. Bu ekolojik zarar günü geldiğinde, onun oluşmasında katkıda bulunan, bulunmayan cümle insanoğlunun başına da
dert oluşturmaktadır. İşte bu yüzden bir dönemin artıları olarak görünen bir özellik, bir dönem sonra önemli bir problem
olarak karşımıza çıkabiliyor. İşte, makale de bu noktadan itibaren omega-3'ün onca artısına ilaveten, insanların bu önemli
besin maddesini bilinçsiz kullanmaları sonucu karşılaşabilecekleri risklere dikkat çekiyor:
"Maalesef çoğumuzun önemli bir omega-3 kaynağı olarak güvendiği çiftlik somonunun (kültür somonu) sağlık
bakımından risk oluşturabileceğine işaret eden veriler bulunmaktadır. Çiftlik somonları sıklıkla kansere yol açan sanayi
kimyasalları PCB'ler (poliklorobikarbonlar) ile kirlenmiş balık yağı peletlerinde yetiştirilmektedir. “Journal
of Nutrition” dergisinin Kasım (2005) sayısında yayınlanan yakın tarihli bir çalışma, belirli bölgelerden
elde edilen çiftlik somonlarındaki yüksek kirlilik düzeylerinin oluşturduğu kanser riskinin yararından ağır basmaya
yetecek oranda olduğunu ortaya koymaktadır."
Günümüzde her alanda kendisini gösteren bilimsel gelişmeler balık yetiştiriciliğine de yansımış
ve kültür balıkçılığında büyük bir patlama gerçekleşmiştir. Kültür balıkçılığı da bir bakıma ekolojik dengesizlikten
beslendiğinden sonuçta problemli döllerin ortaya çıkması kaçınılmaz olmaktadır. Araştırmaya göre, Atlantik çiftlik somonunda
riskler faydaları geçmiş durumda. Aynı araştırma, en düşük kirletici madde düzeyinin, Güney Amerika, özellikle Şili'den
elde edilen çiftlik somonlarında görüldüğünü, bunu Kuzey Amerika'nın takip ettiğine işaret ediyor.
Çalışmanın ortak müellifi ve Albany Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu’na bağlı olan Sağlık ve Çevre
Enstitüsü’nün direktörü David Carpenter’e göre en yüksek kirletici madde düzeyi Avrupa çiftlik
somonunda bulunuyor. Pasifik yaban somonu da kirletici maddeler içeriyor, fakat faydaların risklere ağır basmaya yetecek
kadar düşük bir düzeyde….
Biz en iyisi Kerry Hannon'un önerisine göz
gezdirelim:“Eğer somonun nerede yetiştirildiği
konusunda emin değilseniz veya halen bir tereddüt içindeyseniz, çoğunlukla yaban somonlarının kullanıldığı somon
konservelerini düşünebilirsiniz. Omega-3 yağ asitlerini aynı zamanda brokoli, Brüksel lahanası ve ıspanak gibi yapraklı
yeşil sebzelerde düşük seviyelerde olmak üzere bulabilirsiniz." Hannon’un makalesinde çeşitlendirdiği,
gün be gün market raflarını doldurmaya devam eden omega-3 içerikli diğer besinleri de atlamayalım: Doğal şartlar altında
beslenen kümes hayvanları, arpayla beslenenlere oranla daha yüksek omega-3 düzeyi içeren otla beslenmiş sığır etleri, besin
değeri yükseltilmiş yumurtalar, bebek mamaları ve tahıldan yapılmış kahvaltılık gevrekler bunların başlıcaları…
"Balık yağı ve keten tohumundan da omega-3 ilavesi
sağlanabilir. Fakat Amerikan Kalp Birliği’ne göre yüksek miktarlarda alınan ilaveler bazı insanlarda kanamaya neden
olabilir. Ve bu ilavelerin faydalarını kesinleştirmek için daha fazla çalışma gerekiyor. Tufts
Üniversitesi’nde beslenme profesörü Alice Lichtenstein’e göre Omega-3 yağ asitleri alımını gıdalar
aracılığı ile sağlamak daha faydalı." diye devam ediyor Hannon.
ASİT DOZU: Yeterli olabilecek omega-3 miktarı ne kadardır?
Yetkin miktar tam net değildir. Amerikan Kalp Birliği diyetinizdeki omega-3 yönünden
zengin diğer besinlerle birlikte her hafta toplamda 250 gram olmak üzere 2 porsiyon balık öneriyor. Örneğin, bir çeyrek
fincan ceviz, yaklaşık 2,3 gram bitki kaynaklı omega-3 yağ asidi sağlamaktadır ki, bu miktar 125 gram somonda
bulunanın biraz daha üzerindedir. Bundan da iyisi, 2 yemek kaşığı keten tohumu 3.5 gram omega-3 yağ asidi sağlamaktadır.
Sonuç, hayatınızı iyileştirmek istiyorsanız omega-3 yağ asitleri içeren besinleri diyetinizden uzak
tutmayın! Hayatınızı bedensel olarak iyileştirmek için D-vitaminini de yeterli miktarda almayı ihmal etmeyin.
Copyright © 2004 İnsan ve Bilim.com Her hakkı saklıdır. Burada
yayınlanan hiç bir makale,haber veya grafik sahibinin yazılı izni
olmadan kopyalanamaz, yeniden yayınlanamaz veya her hangi başka
bir şekilde kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Makale kaynağı
açık olarak belirtildiği takdirde link verilebilir.
Görüşlerinizi insan ve bilime yazabilirsiniz.
Sponsor olmak için insan ve bilime e-posta gönderebilirsiniz.
İnsan ve Bilim.com arasına katılmak isterseniz Bilim ve İnsan grubuna
kaydolabilirsiniz. Bu sayfaların en ideal görüntüsünü internet explorer'dan "view/text size/medium" şeklinde ayarlayarak
elde edebilirsiniz.