Bilime Yön Verenler: Ebu Bekir Muhammed Bin Zekeriya Razi
SU ÇİÇEĞİ HASTALIĞININ TANIMLANARAK KIZAMIKTAN
AYIRT EDİLMESİ: Bu büyük bilim adamı, Bağdat Hastanesi'nin başhekimi iken su çiçeğinin ilk bilinen tanımını
kesin ve açık bir şekilde ortaya koyar. Bu keşif dünyanın en kapsamlı ansiklopedilerinden biri olan Ana Britannica
Ansiklopedisi'nin 11. edisyonu olan 1911 baskısında şu ifadelerle bildirilmektedir:
"Hastalığın ilk bulunuşuna gelince, en güvenilir ifadeler, 9. yüzyıl Arap hekimi Razi
tarafından hazırlanan, hastalığın bulgularının kolaylıkla anlaşılır biçimde tanımlandığı, patolojisinin hümoral
ve fermantasyon teorileri ile izah edildiği ve tedavisi için talimatların verildiği, bir çalışmada bulunur."
Ana Britannica gibi meşhur bir kaynak muhtemelen,
İran asıllı alimin bu keşfini Bağdat'ta yapmasından yola çıkarak kendisini Arap olarak tanıtmaktadır. Bu büyük tıp alimi tarafından yazılan
"al-Judari wa al-Hasbah" su çiçeği üzerine yazılmış ilk kitap olup, çeşitli defalar Latince ve diğer
Avrupa dillerine tercüme edilmiştir. Kitaptaki dogmatizm eksikliği ve klinik gözlemlere Hippokratik bağlılık, Razi'nin (r.a) tıbbi yöntemlerini göstermektedir:
"Su çiçeğinin döküntülerini, sürekli ateş, sırtta görülen ağrılar, burundaki
kaşıntı ve uykudaki sıkıntılar takip eder. Bunlar hastalığın yaklaştığının en özel bulgularıdır. Özellikle ateşle
birlikte görülen sırttaki ağrı; sonrasında hastanın tüm vücudunda hissettiği bir iğnelenme; çeşitli zamanlarda
belirip kaybolan yüzdeki şişkinlik; her iki yanakta iltihabi bir renk ve ateşli bir kızarıklık; her iki gözün
kızarıklığı; tüm vücutta duyulan ağırlık; belirtileri gerinme ve esneme olan büyük huzursuzluk; nefes almada ve
öksürmede ufak bir zorlama ile hissedilen boğaz ve göğüs ağrısı; nefesin kuruluğu ve sesteki boğuklaşma;
baş ağrısı ve baştaki ağırlık hissi; sıkıntı, bulantı, endişe; (şu farkla ki sıkıntı, bulantı ve endişe kızamıkta
su çiçeğine nazaran daha sık görülürken, sırttaki ağrı kızamığa kıyasla daha çok su çiçeğine özeldir);
tüm vücudun ateşlenmesi; iltihaplanan bir kolon ve parıldayan bir kızarıklık, özellikle diş etlerinin
yoğun bir şekilde kızarıklığı."
İLK KATARAKT OPERASYONU:
Batı dillerine tercüme edilen bir çok eserinden çıkarıldığı kadarıyla katarakt gösteren göz merceğinin ameliyatla
çıkarılması ilk kez bu tıp alimi tarafından gerçekleştirilmiştir. Öte yandan, aynı kaynaklarda gözbebeğinin daralıp,
genişlemesi mekanizmasından ilk kez bu bilim adamı tarafından söz edildiği görülmektedir. Bu mekanizmanın "ışığın
yoğunluğuna bağlı olarak hareket eden ufak kasların varlığına" bağlı olduğunu açıklamıştır. Bu konudaki günümüzdeki
bilgiler, bu alimin çalışmasını teyit etmektedir.
ALLERJİK ASTIM: Razi (r.a)
allerji ve immunoloji noktasında da bilime ilk yön gösterenlerden olmuştur. "Koklama Duyusu" adlı kitabında,
ilkbaharda bir gül koklandığında "rinit" oluşumunu izah etmiştir. "Ebu Zeyd Belki'nin
ilkbaharda güller kokladığında rinitten müzdarip olmasının nedenleri üzerine bir makale" adlı bu yazısında,
allerjik astım ve çiçek tozlarına karşı burun, gözler ve üst solunum yolu mukozalarının allerjik iltihabı ile eşdeğer olan
mevsimsel rinitten bahsetmektedir. Razi, aynı zamanda vücuttaki ateş yükselmesi halinin, vücudun hastalıkla savaşma şekli,
doğal savunma mekanizması olduğunu ilk farketmiş olan kişidir.
DİŞ SAĞLIĞI ALANINDAKİ ÇALIŞMALARI: Bir çeşit tedavi edici (terapötik) diş dolgusunu ilk olarak
tavsiye eden bu başarılı Müslüman bilim adamı, tüm çürümüş kısmın temizlenip, bu boşluğun sakız ve şap
ile doldurulmasını önermiştir. Fakat, muhtemelen bu tedavinin pek devamlılık arz eden bir tedavi olmadığından ötürü,
literatürde bu konudan pek bahsedilmemektedir. Razi (r.a) periodontium itihabı için afyon, gül yağı,
dişetlerinin hacamat edilmesi (bilimsel anlamıyla sivri uçlu özel alet veya steril iğneler yüzeysel
küçük çizgiler oluşturma), kan çekme amacıyla sülük uygulaması veya bir damardan kan almayı önermiştir.